ruhum sonbahara uyandı bu sabah
gözlerim yalnızlığa
ellerim sensizliğe..
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
özledim bakışını
tutmadım gözyaşımı..
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
özledim
bir resimdi her film karesi
Kasım’ı bahane ettim
yatağın sol tarafı çok soğuktu
tutmadım gözyaşımı
iyi ki tanımışım dedim..
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
ve bir hayal kurdum
iki tarafı ağaçlı bir yol
birkaç bank
yerde sarı, kahverengi, turuncu, mor ve bordo yapraklar
geçtim oturdum bir banka
yalnız başına oturduğun zaman hemen yanına
sonbahar tonajında idi her şey
lakin bir tek şey hariç
sen ve kırmızı rujun
canlılıktı, hayaldi
sürreal yaşamın bir alıntısıydı dudaklarında
hayalimi bir türlü bitiremedim
kaldı öylece
bana döndüğün ve adımı sorduğun o anda..
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
ellerim ellerini aradı
başucumda resmini
dudaklarında bizi..
son kez ruhum sonbahara uyandı bu sabah
dolaştık sokaklarda
sonbaharda lunapark
iki el de tavla sana hep yenilsem de
biraz gramofon gıcırtısı
daktiloda bir şiir
gün batımına vapur
elde simit hava da güvercin
ee bir de adalar dedik ya
vakit geldi oturduk Kadıköy’e
biraz hayal kahvesi içtik
son durağa gelmiştik..
ruhum sonsuzluğa uyandı bu sabah
yanımda sen
gözlerimde göz bebeğinin ışıltısı
kalp atışımda nefesinin hızı..
S. Mustafa